11 Ocak 2017 Çarşamba

ben bir adamla tanıştım bir sene önce..

Taviz vermeyin. Asla, hiç kimseye, hiçbir şey için kendinizden taviz vermeyin. Hayatımdan, şu bir senedir yaşadıklarımdan öğrendiğim en önemli şey bu oldu.

Ben bir adamla tanıştım bir sene önce.. ''ilişki'' kavramım karman çorman oldu önce. Dedim demek ki bir ilişkinin içinde bulunmadan atıp tutmak kolaymış öyle. Hala yer yer öyle düşünüyorum ama bu doğru değil. Bir ilişki kavramı varsa kafada onu silmemek lazımmış. Kırmızı çizgilerini geçmemek, eyvallah denmeyecek şeylere dememek, her şeyi vaktinde yaşamak lazımmış. Mesela ''Bana şunu şunu yaparsa biter bu ilişki!'' diyorsan, yaptığında bitirmek lazımmış. ''Ama seviyorum'' diye bir cümle olamaz.  Sevgi hiçbir şeyi tek başına haklı çıkarmaz. Bir çizgi aşıldıysa bir kere, bu sadece bir kere daha aşılabileceğinin göstergesidir. Başka hiçbir şeyin değil.

Bir ilişki varsa ortada ve o iki kişiye ait bir ilişkiyse, iki kişi arasında kalmalıymış. Çünkü bir şey yaşanmadıkça anlaşılmaz. Üçüncü bir kişi de o ilişkiyi yaşamaz, sadece gözlemler, anlatılanı bilir.

Kimseyi ailenin önüne koymamak lazımmış. Ne zaman ki karşınızdaki kişi gerçekten aileniz olur o zaman onu yüzde yüz aynı olmasa da bir tutarsınız. Çünkü aile başka bir şey. Çünkü sadece onlar sizi olduğunuz gibi seviyor. Çünkü sadece onlar yaptığınız salaklıkları akşamına unutur, çünkü onlara nazınız geçer, çünkü onlar koşulsuz şartsız, sizi kendisinin önüne koyar ve bunu yaptığını dahi unutur. En önemlisi bu bence.. Bunu yaptığını dahi unutur.

Bazı ayrımlar var hayatta. Mesela bir hocanızın yanında konuşma biçiminizle, arkadaş ortamındaki farklıdır. Hatta arkadaş ortamında da yakın arkadaşlar vardır bi, bir de 40 yılda bir bir kahve içtiğiniz arkadaşlar. Bulunduğu ortama göre hareket etmeyi iki yüzlülük olarak gören biriyle yapamazsınız. Üzüntünüzün, sorumluluklarınızın önüne geçmesine izin vermediniz diye de iki yüzlü olmazsınız mesela. Ortadaki soruna karşı olan ilk tepkiniz ile, düşünüp taşındıktan sonraki tepkiniz farklı diye de iki yüzlü olmazsınız. Kısacası biri size iki yüzlü dedi diye iki yüzlü olmazsınız. 

Ya da bencil.. 

Bencil olun ama. Bencillik lazım.

Kaçan kovalanır ya da birine köpek gibi davranırsanız o da sizin peşinizde köpek olur gibi saçmalıklara inanmıyorum. İnanmak istemiyorum. Çünkü gerçek sevgi böyle bir şey değil ya. Olmamalı.

Daha yazardım ama çok yorgunum. Vücudum, ruhum, kalbim, beynim.. Her yerim çok yorgun.

Ama burada da çoğu kez söylediğim gibi.. Mutluyken yazı yazamıyorum. Çünkü o anı yaşamaktan, saklamaya vakit kalmıyor. Öyle dolu dolu yaşamayı seviyorum. Yine de her şeye rağmen bir seneden fazla süredir burada olmamamın tek sebebi mutluluktu. O yok olduğu için yazıyorum. O yok olduğu için buradayım. O yok olduğu için yorgunum.

Yine de her şeye rağmen hayatımın en güzel, en çılgın, en özel bir senesiydi.

yine de her şeye rağmen seviyorum diyemiyorum artık. 

1 yorum:

  1. Ne kadar inanılır bilmiyorum ama 2012'nin ilk aylarında böyleydim ben, kendinden taviz vermek hatta kendinin üstünü çizmek gibi şeyler yaptırıyor birini fazla sevmek insana, kimse kimseyi o kadar çok sevmemeli, illa sevecekse ailesini ya da kendini sevmeli. Kendini sev, biraz dinlen ^.^

    YanıtlaSil