11 Ocak 2015 Pazar

yazmış olmak için evet, ama öyle samimiyetsiz değil


Yazmam gerekiyor çünkü birileri cok istiyor. Yazmak da istiyordum ama bilgisayarim yoktu, etut odasinda yazmayi istemiyordum, sinavlarim vardi.. bahaneler, bahaneler..
Bu yarı turkce karakter icermeyen yaziyi sevin olur mu? Telefondan yazildi diye küçümsemeyin Bagriniza basin. Ona bi oda verin. Bir evi olsun.. ehe tamam sustum.

Kisa bir yaşıyorum yazisi bu ama ayni zamanda blog yazmiyorum diye neredeyse bana kusecek yeni arkadasima (evet atölyede bir blogger arkadaşım var ve evet çok mutluyum) kendimi affettirme yazisi. Yeni arkadaş.. yeni arkadaşlarim.. Hatta okulun icinde ikinci bir evim oldu şu iki ayda biliyor musunuz? Okul açıldiğindan beri sadece üç beş kisiyle konusup, bir kisiyle yapisik ikiz gibi kardes gibi olan ben birden mukemmel insanlarla dolu atolyeye dustum. (Pek birden degil gerçi anam agladi girene kadar ama ...)

Ya ne kadar mutluyum hem cevremdeki insanlardan hem yaptigim işten anlatamam.  Aslinda anlatirim ama nazar değer diye anlatmiyorum. Böyle başıma gelmis cok guzel seyleri bolca baskalarina anlatinca hep basima kotu seyler geliyor o yuzden yani. Ama mutluyum ya cok hemde. Bütlere de kalmazsam dünyanin en mutlu insani olabilirim öyle söyliyim.

En basitinden, ufak tefek seylerden bahsedeyim mi bir kaç tane?

Mesela atölyede müziğin hiç kapanmamasini ve dur durak bilmeksizin müziklerini paylaşan insanlari cok seviyorum.  Mesela bu şarkiyi ogrendigim icin cok mutluyum. Ogreten guzel insan bir kac gune ayrilacagi icin ankara'dan o kadar mutlu degilim ama olsun gittiği yerde cok mutlu olacak insallah ve sevdigi isi yapicak diye uzulmemeye calisiyorum. Hem temelli gitmiyor ya! Gelecek nasilsa arada.

Sinav zamanlari siğinacak bir yuvam olmasi cok hoş oldu atolye ile. Siniflar son bes dakikaya kadar acilmayinca kucucuk koridorlarimiz mahser yerine donuyor. Her yer bas agritiyor gurultuden ama atolye sicacik, erken gelenler cayi demlemis, sessiz sakinn..

Baskaaaa baskaaa
sahi atolyede video islerine bakan biri oldum ciktim (acaba neden) ve butun bilgisayarlar Mac oldugu icin acil kurgu yapmam gerektigi gun bir gunde adobe premiere i ogrendim! (Evet daha once hic kullanmamistim. Hiç. HİÇ.)

Az kalsın Ankara'da yapmak istediğim şeyler listesindeki bir numaralı şeyi atölyeden biri ile yapacaktım hatta. Jolly Joker'de Cem Adrian dinleyecektim ama izin alamadım. Nedan bu kadar geç başlıyor.  Başlama saati olarak 10 nedir arkadaşım? Zaten 11de yurtta olmam lazım...

Son ve en önemli şeyi söyleyeyim mi? Nihayet hayatımın nereye gidebileceğini görebiliyorum. Meslek, istediğim yaşam, arkadaşlıklar.. Her şey atölye sayesinde daha net artık.

Ve beni asıl mutlu eden şey ŞURADAKİ kızın söylediği şeyi yapabiliyor olmak. Bir şeyler yaratmak ve bir şeylerin altında imzam olsun çok istiyorum ve şuan önümde olan seçenekler ile bunu yapabilcek gibi görünüyorum.
Atölyenin bana kattigi çok sey var elbet reklamcilik alaninda ama onlar ayri konular diye girmiyorum simdilik. Yazı ciddileşmesin. Gelecek kaygısına bürünmesin bir anda.

bu arada gidiyorum geliyorum o izleyici sayısı 209'da.. Noldu o ya bozuldu mu bir şeyler olmuş...
ehe neyse siz bu yeni yılın ilk yazısını tüm yazım yanlışlarıyla sevmeye çalışırken ben finallere çalışmaya devam ediyorum.

6 yorum:

  1. Senin adına çok sevindim bu yazını okuyunca,
    Kıpır kıpır, umutlu, heyecan dolu bir Summer
    (:

    Nasıl kızıyorum kendime hala bir buluşma ayarlayamadık diye. Perşembe sabah dönüyorum eve. Eğer gitmeden birkaç saatlik boşluğun varsa ayarlayabiliriz sanırım hala :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşe bak ki çarsamba gunu tek sinav olmayan günüm! Ne yapsak.? Patlatsakk mi bir blogger bulusmasi ehe

      Sil
  2. Ne güzel olur derim :)
    Çarşamba 13.40'da sınavım var yalnız.Yarım saatte çıkarım. Sonra tüm gün müsaitim :)

    YanıtlaSil
  3. Samııııırrr (ahahaha aklıma samur hayvanı geldi ama alakası yok konumuzla öhöm)
    Bloggerdan o kadar çok kopmuşum ki en son kazandığını okumuştum sanırım, o zamandan beri olan boşluğu şimdi doldurdum. Mutluymuşsun baya sevindim bak, böyle yazılarınızı okuyorum üniversite yaşantısına özenmeye başlıyorum. Gerçi benimki de az çok öyle sayılıyor ama sizin gibi rahat değilim hiçbir şekilde :(

    YanıtlaSil
  4. İletişim fakültesi memleket meselesi mezun olmadan işini bulmazsan genellikle benim gibi bakkal açma planları kuruyorsun :))))

    YanıtlaSil