12 Nisan 2014 Cumartesi

Radyomsu bir şey-3 // Özel konuk // En yakın arkadaş etiketi

Merhabalar! Bir önceki yazıda bahsettiğim özel konuklu radyo işte karşınızda!
Umarım beğenirsiniz biz en yakın arkadaşımla birbirimize sorular sorduk güldük eğlendik. Bence çok şeker oldu. En yakın arkadaşım konuşmamızın editlenmiş halini dinlemediği merak ettiği için bir an önce yayınlamaya karar verdim.

*Bu arada dinleyemeyenler için DNS ayarlarını değiştirmelerini öneriyorum. Bilmeyenler için ilgili siteyi koyayım şöyle şuraya. Video da mevcut sitede. Dns ayarlarınızı değiştirdiğiniz zaman site açılıyor. Ancak o zaman dinleyebiliyorsunuz.












Bu arada elbette bu blog gizliydi ama en yakın arkadaşımla radyo yaptığımızdan beri değil. Benim için çok büyük bir şeydi paylaşmak. Yazdıklarımın hiçbirine tekrar göz atma gereği duymadım çünkü saklayacak bir şeyim yoktu. Hakkım olmadan yazılarını okudum dedi ama nasıl hakkın olmasın ya? Saçmalama lütfen Okumamanı istesem en başta katar mıydım seni bu işe. 

İşte arkadaşım bazı şeyleri üstüne alınmış ki o cümleleri üstüne alınması gereken yeryuzundeki son kişi o. Bunları okuyacak eminim bunu da bilsin istiyorum.
Hayatında daha büyük bir yer kapladığımı sanıyordum dedi. Neden böyle düşündü bilmiyorum aklıma sadece onunla geçirdiğimiz güzel günleri genelde burada gelip anlatmadığım için bunu düşünebileceği geldi. Ama bu tamamen şansızlık. Ona hediyeler yaptığım zamanlarda eski blogumdaydım. Çektiğimiz fotoğraflar sayısız kere bilgisayar bozulduğu için silindi. Hatta Şuan dışarı kapalı olan kapattığım eski bloguma girdim ve ilk sayfadan onunla ilgili birkaç yazı buldum. Ekran görüntüsü aldım buraya ekliyorum. 

bu 20 mart 2012'de atılmış eski bloguma. Yani senin doğum gününü kutladığımız hafta

bu da 15 şubat yani benim doğum günüm 2012 yılı. Radyoda bahsettiğim hayatımın en güzel günü.

Yani diyeceğim o ki merve güzel bir gün geçirdiğimizde sırf bloga ya zamansızlıktan ya da başka bir şeyden ekleyemedim diye hayatımda daha büyük bir yer kaplamadığını nerden çıkardın bilmiyorum. 





1 Nisan 2014 Salı

Bir süre yokum

Not 1: az sonra ben yazdıkça, siz okudukça oluşacak upuzun yazı şu ara hayatım hakkında o an aklıma gelen her şeyden, uzun zamandır içerlediğim olaylardan kişilerden, ve bazı son dakika haberlerinden oluşacaktır.
Not 2: son lys sınavıma girene kadar atacağım son post budur.
Not 3: Arada sadece çoktan kaydedilmiş olduğu için yayınlayacağım bir radyo olacaktır. Önümüzdeki haftalarda yaşadığımın bir göstergesi olarak o radyoyu yayınlayacağım. Ayrıca radyoda tek başıma konuşmadım konuğum vardı.

vay ben ne ciddi bir giriş oldu! ehe! Naber?

İlk olarak beni maille, bloga yorum atarak veya telefonla arayıp sınavdan önce sonra her şekilde halim hatırımı soran herkes çok teşekkür ederim. Özellikle Ayşe esınavdan önce, sınavdan sonra bir de üstüne sonuçlar açıklandıktan sonra özellikle bloga gelip üç kere yorum atması yok mu! Sen ne şeker bir insansın yahu!

Sınavdan çok mutlu çıkmıştım ama hayatım boyunca mutlu çıktığım hiçbir sınav iyi geçmedi. Bu neden iyi geçsin ki? Ayrıcalık tanınmadı ve sonuçlar açıklanınca hayal kırıklığımı, göz yaşlarımı bol bol yaşadım. Detay vermek istemiyorum ama beklediğim değildi. çok kötü de değildi. Elbette geçen seneden kat kat iyi yaptım ama yeterli değil işte.. Bu yüzden gerçekten sıkı bir maratona sokmaya karar verdim kendimi.. Çünkü ben ailemden şimdiye kadar duymadığım lafları duydum bu sınavdan sonra. Öyle küfür, kötü söz değil. Ailem şimdiye kadar beni ders sınav konusunda bir kere bile yönlendirmemiştir. Ama bu sefer çalışmadın, çalışmıyorsun daha sıkı çalışmalısın gibi konuştular. Ne yalan söyleyeyim koydu. Bu yüzden arada sırada da olsa girdiğim blogu bir süre iki üç ay kadar kenara kaldırıyorum. (az önce kapıdan ne zaman bırakacaksın şu bilgisayarı diyen annem moralime tüy dikti bu yazı nasıl devam eder bilmem.)

Bazı duygusal şeyler de yaşadım. Arkadaşlarıma darıldım. Kendimi biraz yalnızlığa bıraktım. Bilgisayarım diziler filmler ve ben son iki haftadır dünyadaki en mutlu ikiliydik ama bu artık bitmeli. Dedim ya arkadaşlarıma darıldım diye.. Burada arkadaşlarıma yaptığım hediyelerden bahsederdim hep, siz de onlar sana ne yapıyor derdiniz.. Bir süre bunu dert ettim. Çünkü doğum günümle başlayan arkadaşlarım tarafından boşverildiğim hissi biraz ağırlaşmıştı artık. Sonra vişnem aniden attığı mesajlarıyla, sınav tecrübeleri ile yanımda oldu

Sonra biraz daha kötü hissettim aniden bir mektup belirdi kapımda yanında da yurt dışından postcrossing sayesinde gelmiş üç tane kartpostal. Üniversiteyi Eskişehirde okuyan lise arkadaşım tamamen bana moral vermek amaçlı bir sayfa döktürmüş.


 Sonra yeniden kötü hissedecektim lakin doğu günümü unutan bir arkadaşımın daha dün annemin iş yerine bıraktığı hediye ile bu akşam tekrar ayaklandım! Aylin aslım albümü yanına, elleriyle kesip biçtiği iyi dilekler dolu notlar!














Favorimi en sona sakladım. En yakın arkadaşlarımdan biri ortada hiçbir şey yokken, bir gün gel buluşalım dertleşelim kafa dağıtalım dedi. buluştuk dertleştik kafa dağıttık bolca abur cubur yedik. O ayrıldığı kız arkadaşından ben ailemden dert yandım. Sonra ortada hiçbir şey yokken bana bir hediye verdi. Bu nereden çıktı dediğimde,
'' sen her zaman benim yanımdasın, arkadaş grubumuzu çok önemsiyorum. Sen bizi mutlu etmek için hep çook şey yaptın sürprizler, planlar ama biz sana hiçbir şey yapmadık. Bu kolyeyi genel bir teşekkür olarak düşün kimsenin haberi yok sana bunu aldığımdan ama hepimiz adına aldım. Genel bir teşekkür ve iyi ki varsın hediyesi.. '' dedi!

hepsi ardarda sanki gerçekten çevremdeki insanlar nasıl mutsuz olduğumu fark etmiş gibi geldi.

Hala kırgınlıklar yok mu? Var.
Siz bana sorardınız hep ''onlar seni mutlu etmek için ne yapıyor'' derdiniz. Bir iki ay öncesine kadar emin değilim derdim. Ama şu an yine kendimi dünyanın en şansı insanları arasında görmekte bir sakınca bulmuyorum. yanii....
Onlar seni mutlu etmek için ne yapıyor? Çok şey..

bu kadar anlattım. Size değil, bakın ne kadar çok seviliyorum demek için değil kendime hatırlatmak için yazdım bu kadar. Bu ruh haline devam etmemek için.

Bu arada şükretmenin anlamını yeniden anlıyorum. Kendime de bolca hatırlatmaya çalışıyorum. Çevremde onca hastalık, talihsiz olaylar yüzünden kötü geçmiş sınavlar, hak ettiğini alamayan insanlar var ki.. Benim yaşadığım istediğim sıralamanın biraz altında almam ve böyle ilgi şımarıklıkları yapmam hiç hoş değil.

Biraz kafa dağıtalım..

Size bir şarkı önereyim. Frozen Soundtrack. Özellikle Do You Wanna Build a Snowman. Dilimden aklımdan hiç düşmüyor. Tabi önce filmi izleyin. yok böyle bir şekerlik! Evde odama girerken çalınana her kapıya ''Do you wanna build a snowmaaaaann'' diye cevap veriyorum.
Bir de elbette Let it go var!

Kafa dağıtmak için çok çizim yapar oldum. bu da yeni bir şey benim için. Yeni kalemler boyalar falan bile aldım.

Bir ara yaşadığımı belli etmek için gelip radyoyu yayınlayacağım. Çok eğlenceli bir radyo oldu ve arkadaşım sık sık ağzından adımı kaçırdı. Gerçek adımı merak edenler mutlaka dinlesin.

Yine çok şeker bir defter aldım. Geçen sene gibi. Edebiyat çalışırken gaza getirmesi için. Umarım işe yarar.

Annem üniversite hocası ne kadar arkadaşı, müşterisi varsa sırayla hafta sonları kahvaltıya çağırıyor. Beni gaza getirmeye çalışıyor galiba. Nasıl olcak bilmem. Geçen hafta ingilizce hocası getirmiş geçen sene çalımadan o kadar ingilizce yapmışsın eger bu sene bir iki hafta çalışıp girmek istersen ders veririm dedi. Bir bakmışsınız ben butun sene turev integral trigonometri ile kafayı yedıkten sonra ingilizceden tercih yapmışım falanasdf ne komik olur.

Odam hala ygs materyalleri dolu.  Hepsini seneye hazırlanacak kardeşimin odasına paslamak için güzel bir gün. Hem daha eve de gelmedi. Evet bir an önce kalkıp şu işi bitireyim.

Siz iyisiniz di mi?
Her ne kadar bloga bakmasam da yorumlarınız bana mail geliyor. Anında haberim olur her şeyden haberiniz olsun. Kimin niye bana ihtiyacı olsun onu da bilmiyorum ama asdfgh neyse işte

Bana şans dileyin dua edin!
Benim stresin asıl şimdi başlıyormuş gibi hissediyorum.
Bu sırada da kendinize iyi bakın.

Ne zaman yayınlayacağımı bilmediğim radyoda görüşürüz.