31 Ocak 2014 Cuma

blogger'da 4. yılımmış!

Bugün biraz blog günü yaptım. Yeni kişiler buldum, eski dostlarımın yeni yazılarına yetiştim, okudum, dinledim... Klasik bir blogger günüydü yani ve o kadar iyi geldi ki!

En son biraz bloga çeki düzen verdim.  Bloglovin ile blogları daha kolay okuyabileğimi fark ettim ve oraya da üye oldum. Sağda bir yerlerde link de var.

ama tesadüfen fark ettim ki ben bu ocak ayı ile birlikte 4 yıldır bloggerdaymışımmmm!
yeay!
eveeeet!
her ne kadar bu blogun tarihi 4 yıl olmasa da benim blogger dünyası içinde oluşum 4 yıl!

Hiçbir ilgi alanım bu kadar uzun olmamıştı beni çok ama çok mutlu etti bunu fark etmek!

sadece sizler olmasanız, beni okuyanlar olmasa olmazdı tüm bunlar. Çabuk bi teşekkür etmek istiyorum. İyi ki varsınız. Burası bana sayamayacağım kadar çok dost, mektup arkadaşı kazandırdı ve sayamayacağım kadar çok kez bir şeyler anlatarak rahatlamamı sağladı.

iyi ki varsın blog!
iyi ki varsınız bu yazıyı okuyanlar!

teşekkürleeeeerrrrrr! *.*

24 Ocak 2014 Cuma

Nihayet!

Nihayet hem bilgisayar karşısına oturabildim ( bknz: bilgisayarı 3 ayda 3 kez garantiye giden Summer) hem bloga girebildim hem de o yeni yıl efektli başlıktan kurtuldum. Blog yazıcam diye bilgisayarı açalı 4 saat oluyor. Ve Başlıyoruummm!


ilk olarak hiç de arayıp sormuyorsunuz kırılıyorum valla. Hatta kırıldım. Eskiden uzun süre bir şeyler yazmadım mı nerelerdesin diye mail gelirdi falan. Nerdeee

neyse neyse konumuza gelirseeekk... ımmm.. Bir konumuz yok. Çünkü dershane hızlandırması diye bir iki haftalık günde 9saatten oluşan işkenceyi geride bıraktıktan sonra anlatacağım bir şeyler olsaydı da hatırlamazdım herhalde.

Bu sahne var ya bu sahne!  En az yüz bin kere başa sarılmıştır...
Benim aklım şu an dün 3. sezonun son 2 bölümünü bitirdiğim Sherlock'da.. Fangirl diye bir terim var ya. hıh. onun dibindeyim şu an. Ama bu fangirl durumumu sadece Sherlock ile sınırlı tutmaya çalışıyorum. Ders çalış summer, dizi vakti değil falan diyorum kendime. Sherlock'u izledim çünkü 7*24 spoiler tehlikesi altındaydım. Gerek twitter, gerek tumblr... Ayrıyeten wolf yeniden başlamış, glee'yi izlemiyorum ne zamandır, Suburgatory'nin devam ettiği hakkında hiçbir fikrim yoktu meğer 3. sezondaymış! New girl ve Almost Human'dan bahsetmiyorum bile! (Burayı sonsuza kadar gidiyor farz edin)
15 günümü dizilerden uzak durmaya çalışarak geçireceğim. Tabii bilgisayardan da

o yüzden geleyim bir hasret gidereyim dedim. İyi yapmış mıyım?
ee Naber? Nasıl gidiyor hayat? Ben olumsuz tavırlarda, ruh halinde değilim ama çevremdeki bazı insanlara katlanmaya çalışıyorum bir zamandır. Onun dışında her şey monotonlaştı.

Öyle monotonlaştı ki geçen hafta pazar günü babama Ankara'ya gidelim mi gezer dolaşır geliriz dediğim an kabul etti! O da sıkılmış herhalde... Bizde kalktık sabah 8de gittik Ankara'ya. Odam için ikea gezme hayalimin gerçekleşmemesi dışında güzel bir gündü.  Bu küçük şehirlerden büyük şehirlere gidince bendeki rahatlamayı anlatamam size. Yolda yürürken kimsenin umrunda olmamak, tanıdık insanlara denk gelme yüzdesinin 95den 0,0005'e düşmesi, daha fazla imkan, dükkan, kafe, iş... Hepsi ya hepsi!
Gerçi benim aklımda biraz da üniversite için gaza gelmek vardı. Çünkü Ankara'yı şehir olarak sevdiğim, orada okumak istediğim için mutlu olurum sandım. Hadi Summer seneye burdasın! diye gaza gelmekti amacım.. Mutlu oldum daaaa benim açımdan sorun yok da annemler fena.... Yolda dönerken ''iyi ki taşınmışız İstanbul'dan da! aman canım çekilmez bu büyük şehirler'' diyip durdu.

Bir de 15 günden fazla evdeyim ya ben? Hıh bana müzikler söyleseniz ne mutlu olurum. Dershaneye yürümeye, yürürken de müziklerimi hızla tüketmeye başladığım için yeni şarkılara açım. Çook çook süper olur valla. Şarkı, şarkıcı, yeni bir albüm çıkmış Summer duydun mu tarzı her türlü yorum kabulüm.
Şimdiden teşekkür ettim.

Dilimde Yüzyüzeyken Konuşuruz'un Ateş edecek misin şarkısı ile sizlere veda ediyorum gençler ve daima genç kalanlar.

ah blog için ne fikirlerim var ama bir vakit olsa! Hiç hoşuma gitmiyor böyle kuru kuru yazmak.


4 Ocak 2014 Cumartesi

Blogmas - 3 // Fail

merhabalaaarr!

Ben başlığa fail dedim ama yaaaaniii tam bir fail değil sonuçta düşündüklerimin ikisini gerçekleştirdim. Şu an planlarım tutsaydı blogmas-4'ü hatta 5'i yazıyor olmalıydım. Ama olmadı. Neden olmadı? Çünkü bilgisayarda, yayınladığım yazıların fotoğraflarını çekerken, düzenlerken, yazarken Çok vakit harcıyordum. Şu ara böyle bir lüksüm olmadığını fark ettim ve derslere biraz ağırlık verdim. Hatta şu an bu yazıyı da yazamazdım ama evde misafir var ve gürültü yüzünden zaten ders çalışamıyordum ''Summer hadi kalk üşenme de yeni yazı yaz. Yeni yılın ilk haftası bitti sen yazmadın :('' dedim veee burdayım.
(acaba ne zaman bu giriş yazılarımı kısaltıp direk konuya girebileceğim....)

Uzunca, bende şu ara ne var ne yok anlatacağım. Uzun zamandır böyle yazmadığım içi baştan uyarayım biraz sıkıcı olabilir. Affedin.

şimdii..
31 aralık 2013'ü tarihe not geçelim ilk defa hamuru mayalarak yapılan şeylerden yaptım! Daha önce hiç hamur mayalamamıştım. Minik sandviçler yaptım. Hani içine bir dilim peynir ve domates koyup kahvaltılarda yenenlerden. Yine hamarat hamarat girdim yılbaşına bakalım bütün yıl neler yapıp yiyeceğim ımmm ımm

2013 yılı boyunca genelde ''aslında iyi biri ya eski sevmediğim özellikleri azalmış. Artık daha samimi, içten..'' dediğim insanlar 2014'un ilk günleri bana neden onlardan nefret ettiklerimi hatırlattılar. Buradan onlara çok teşekkür etmek istiyorum. Bu kadar.
(eskiden olsa sayfalarca nasıl nefret ettiğimden, olaylardan bahsederdim. Napıyoruz? Olgunlaşıyor muyuz kuzum ne?)


Yeni yıl hediyem oldu bir tanee! En yakın arkadaşım bana atkı örmüş. Yani başlamış ama annesi devam edip bitirmiş! Çok sevindim çook! Başka hediyem olmadı. Yani büyük beklentiler içinde değildim zaten ama başka hediyem olmayınca ben de kendime küçük küçük bir sürü hediye aldım.

Geyik desenli bir mum

DÜNYANIN EN ŞEKER çöp kovası (aslında çiçek içinmiş ama ben onu çöp kovası yaptım. Çöp atmaya kıyamıyorum ama olsun...)

kupa koleksiyonum için yeni bir kupa

ve Hobbit'in ilk filminin dvd'si.

nasıl? ehe Arkadaşlarım bana başka başka hediyeler alsa bu kadar mutlu olur muydum bilmiyorum (yazar burada kendini avutuyor)

çöp kovama isim arıyorum bu arada. Kardeşimin alerjisi yüzünden benim hiç köpeği olmadı peluşu bile :( bu sevimli şeye isim düşünüyorum. Önerileri dinlerim valla ehe

Bu arada eski her yeri dökülen ve süsleri kırık kırık olan yıllanmış ağacımızı atıp yeni bir tane aldık! Ben çok sevindim. Biz yine bi şubata kadar ağacı kaldırmayacağız galiba. Evde bi ortam yaratıyo ışıklarını açınca. Çok şeker duruyor.

Yeni yılda herkesin kendine verdiği sözler vardır ya? Hıh ben onlardan yapmadım bu sene. Zaten unutulup gidiyor. Onun yerine boş bir kavanoz buldum. Kapağını, içini, dışını bir güzel süsledim. İçine de 2014 yılı içinde hatırlanmaya değecek küçük küçük olayları yazıp atmaya karar verdim. Günlük gibi değil. Hatıra kavanozu işte. Tarihi ve o gün neden ilerde hatırlamak isteyeceğim kadar mutlu oldum onu iki cümle ile yazıp kavanoza atacağım. 31 Aralık 2014'de okumak için şimdiden can atıyorum!! Keşke geçen sene aklıma gelseymiş.

Kavanoza bir şeyler doldurup hediye yapma fikri ise çoooook güzel bence! iki tane arkadaşıma geçen sene yaptım ve içine sadece renkli kağıtlara cümleler yazıp bu güzel fikri basitçe sadece cümlelerle yaptığım için pişmanım. Daha neler neler konabilirdi o kavanoza ahh ahh! Ama olsun birden çok kavanoza konmuş özel şeyler hediyesi olur. Nolur? Hiçbir şey olmaz bence.

Bu ingiliz youtuberları izlemek bana hiç iyi gelmiyor. Hayal dünyasına dalıyorum. Yaşadıklarını, kimisini ilişkisini kıskanıyorum. Hiç iyi gelmiyor yani. Sonra açıyorum kendi videolarımın olduğu klasörü tüm lise hayatımı, özel günlerimi baştan yaşayıp tekrar mutlu oluyorum.

Ben size söyledim mi? En yakın arkadaşlarımdan birine blogu söyledim ben! Evet bunu yaptım hem de kendi isteğimle. Bir kaç aydır evrenden mesaj bekliyordum. Söylemeli miyim söylememeli miyim diye. Sonra mesajın alası geldi! ve ben de o anda söyledim işte. Pişman olmadığım için o kadar mutluyum ki! Bunu okuyorsan iyi ki varsın!

Bir de şu sıra gelecekte sahip olmak istediğim ev, hayat, yaşam hakkında çok hayal kurar ve bunları kağıda döker oldum. toplasan 2013'de yazmadığım kadar çok yazdım şu bir ay boyunca hayal defterime. Sanırım takip ettiğim yabancı youtuberların videolarından christmas ruhu falan bulaştı. Bi iyimserlik bi hayal kurmaca ohoooo. Bu arada hepinizin bir hayal defteri olsun. Çok özeller. Çok güzeller.

Şu blogu keşfetmiş olmamın da verdiği tatlı bir his de yok değil hani ..

http://lovetaza.com/

Sahi günlüğüm bitti bitecek. Var mı yeni bir defter alabilecek bana? Bir kaç seferdir dolanıyorum kırtasiyeleri falan ama içime sinmedi hiçbiri. Kapağı güzel olan defterin içindeki çizgileri kalın kötü, çizgisiz yaprakları andnbsp;ince olan defterin kabı kötü. Yok bulamadım kafam göre. Bir de yılbaşı diye her yerde seçenekler arttı halbuki bu sıra bulamadıysam hiç bulamam. Tüh.

Bu arada Vişne Çürüğü'm bana (evet aban özel!) her sayfasını üniversite kütüphanesinde yazdığı bir günlük tutuyor. Ne zaman verecek ki meraktan ö-lü-yo-rum! Bana yapılmış en en en güzel hediye olacak!

Buradan evrene mesaj yollamak istiyorum son olarak. Sevgili evrencim bizler christmas, noel, moel kutlamadığımız için bu yılbaşı hediye beklentisine girmedim. Ama yeni yılla beraber doğum günüme sadece iki ay kalmış oluyor hatta bir buçuk! Ve ben bu doğum günümde güzel hediyeler istiyorum. O kadar çok genel arkadaşlarıma hediye yapmak için kendimi paraladım ki, bir de tamı tamına üç arkadaşıma sevgilisine yapacağı hediyelerde yardım ettim. Hani hangisi yüzünden depresyona gireyim sevgilisizlik mi hediyesizlik mi? ehe. şaka. ama bi ilgileniverirsen. Sevgili kısmı değil hediye kısmı. Doğum günü falan?
cem yılmaz'ın son gösterisinde koskoca evren senin isteğinle mi uğraşıcak dediği aklıma geldiasdfgh
bak yaa :(

neyse neyse
ay ben bu yazıyı çok sevdim ya. Uzun zamandır yapmıyordum. Umarım siz de sevmişsinizdir.
Kendinize iyi bakın!
Umarım hepimiz için çoook çooook güzel şeyler olur bu yıl. Ne kadar çok kahkahanız olursa onun tam tersi bir o kadar az pişmanlığınız olsun. Ama yapamadıklarınız için değil yaptıklarınız için pişman olun.
E bundan güzel yeni yıl dileği mi olur canım.