7 Aralık 2014 Pazar

Aralık'a Mektuplar // 7

What is upp letters to December, number seven!

Neden bu girişi yaptım bilmiyorum. Hani insan mutlu olduğunda anlam veremediği mimikler, hareketler yapar ve ''Az önce neden böyle bir şey yaptım ben?'' diye kendinizi utanç verici şekilde sorgular ya. Aynı o hissiyatla yazdım. Şu an utanıyorum ve anlamsızlığı yüzünden elim del tuşuna gitti gidecek!

(25 dakika sonra..)
( yazar burada 25 dakikalık youtube kara deliğine yakalanır.)
...
Tüm seriyi yedinci günde mahvettim yemin ediyorum. Benden hiçbir şey olmaz.
Ciddi mod: on. Tabi bu girişten sonra beni ne kadar ciddiye alabilirseniz.

Yol yorgunluklarına ne zaman alışırım, bilen var mı? Hala böyle evden yurda dönünce deli yorgun oluyorum ve vurup kafayı yatmak yerine dizi izleyerek saatin 12'yi geçmesini bekliyorum. 12'den önce yatamıyorum bu arada.

Az önce kırk yılın başı canım oje sürmek istedi ama işleri batırırsam diye asetonum olmadığını fark ettim. İçinde 50den fazla kızın yaşadığı bir kız yurdundayım ve asetonu dert ediyorum biliyorum çok saçma ama saat 1'i geçmişse dert edebilirim bence. Herkes uyuyor.

Bu arada yılbaşı heyecanı ingiliz vloggerların vlogmas videoları ile giderek artıyor bende. Az önce tchibo'da birden dikkatimi çekti, pinterest'de gezerken tamamen gaza geldim. Eğer elimde azcık el işi kağıdı ve tüm bu ''craft'' malzemelerimin olduğu kutu evde değilde yurtta benimle birlikte olsaydı arkadaşlarımın yılbaşı hediyelerine girişecektim. Ama.. ama.. olmadı işte.
Keşke benim gibi Disney'le kafayı bozmuş arkadaşlarım olsaydı da hepsine değişik formlarda Olaf modelleri yapsaydım.Sonra hep baraber Do you wanna build a snowmaaaaan! diye şarkı söyleyerek happily ever after yaşasaydık. Ama işte yok

Bu arada telefonum bozuk dedim ya yeni bir şey almam lazım. Telefonda internet olmaması beni sıkmıyor ama işlerimden geri bırakıyor. Bakmam gereken maillere zamanında bakamıyorum, duyuruları takip edemiyorum. Hem okul hem bloggerla alakalı. Ama ne alacağım konusunda hiçbir fikrim yok. Araştırmaya nereden başlayacağım konusunda hiçbir fikrim yok çünkü en temel şeylere bile karar veremedim. Sıkı bir nokia kullanıcısıydım bu telefonuma kadar. Acaba apple dünyasına girmenin vakti geldi mi, yoksa samsung'a mı şans vereyim bilemedim.
  Sen ne dersin Aralık?

Eğer vaktim olsaydı senin bu mektuplarına biraz ara verip diy başlığı altında yılbaşı hediyesi fikirleri videosu yapacaktım. Ama şanslısın ki öyle bir videoyla uğraşacak ne zamanım ne de materyalim var. Yani kaçamazsın benden! Her gün sana böyle bazen anlamsız anlamsız, bazen aşırı ciddi, bazen öyle, bazen böyle yazacağım.

Acaba evde yılbaşı ağacını bensiz kurmuşlar mıdır? Ben olsam çoktan kurmuştum. Geçen sene o kadar çok uğraşmıştım ki o süsler ve ağaç için. Şimdi bir düşündüm de yılbaşına kadar eve gitmeyecektim ama ağacı kurmaya gidebilirim. Düşünün öyle çok istiyorum. Bak ben bunu bir düşüneyim.

Bu saçma karalamayı seslendirmeyeceğim, kusura bakma Aralık. Dünün telafisini böyle mi yapıyorsun, desen de haklısın. Ama bunlar çıktı işte bugünde..  Ses yok ama fotoğraftaki şey geçen sene bu sıralar yapılmış bir şeydi, hatırladın mı? Hıh! İşte ondan aşağı kalmadan bu sene bir tık üste çıkartarak ne hediye yapacağım şimdi ben arkadaşlarıma?

Yorgunum yorgunum diye dolanıp bire ikiye kadar yatmamak da ayrı bir saflık.

1 yorum:

  1. geçen seneki blogmasların aynısı yapmıştım :) Çok hoşlardı :)
    bu arada Apple.Çünkü samsung müşteri hizmetleri çokkk kötü.Bu bir gerçek.

    YanıtlaSil