19 Ekim 2014 Pazar

Ekim Romantikliği // Dizi önerisi

Yeni diziler! Romantiklikten kastım yeni diziler elbette sevgili falan bulmadım ne münasebet... Bir sürü yeni güzel dizi keşfettim, merakla beklediğim yeni diziler başladı ve eskilere yaz tatilinden sonra dönüş yaptım. Ve bu dizilerin çoğunun romantik olması da beni benden aldı (fiziksel ve ruhsal anlamda) Dedim haberi olmayan insanları da bu ekim romantikliği içine çekmeli.

Bu arada blogumun 50bin tık ve 200küsür izleyiciye ulaşması çok büyük bir olay değilmiş gibi devam ediyorum yazıya çaktırmayın. (arka planda pastalar kesiliyor, büyük planlar yapılıyor kutlama için. şştt)

ilk önce bu romatikliğin  ilk gözbebeği olan Manhattan Love Story ile başlıyorum. Mesela yeni Spiderman filmlerinde Emma Stone ve Andrew Garfield kimyasının gerçekte de sevgili olmalarından kaynaklandığını biliyorsunuz yada öğrendiniz. İşte aynı kimya burada da vardı ama ben nedense hiç düşünemedim gerçekte de beraber olduklarını. Jake Mcdorman ve Analeigh Tipton'ın beraber olduğunu. Ama öylelermiş ve harika bir kimya süper eğlenceli bir dizi çıkmış ortaya. Tüm o içlerinden geçenlerin, kendi kendilerine konuşmalarının tatlılığı öyle dozunda ve güzel ki. Mideniz artık uçan kelebeklerden bulanmaya başlayacak. Zaten daha üçüncü bölümünde.





Sonra nereden yakaladığımı bilmediğim ve bir kaç saat içinde 6 bölümlük tek sezonunu bitirdiğim minik bir dizi var. Aaa! Tabi ya BBC Entertainment'da ilk bölümünü gördüm. İşte orada Me And Mrs. Jones'u gördüm. Misfits'i hiç izlememiş ama Robert Sheehan tarafından birçok kez dikkat dağınıklığına uğramış biri olarak izlemek istedim. (bu arada Robert kıvırcık saçı yakıştırmadığım ilk erkek olabilir. Biliyorum! Çok anlamsız! Kıvırcık saçın yakışmadığı erkek!) Çok çok çok büyüleyici değildi ama bana bir şekilde o ingiliz havasını fazlasıyla verdiği ve samimi olduğu için izledim. Zaten 6 bölüm sürmüş sanırım. Dizide oğlunun en yakın arkadaşı Robert Sheeran'a aşık olma halleri içinde bir anne, eski eş, ikiz kızlar, eğlence var.




Sıra geldi 3. bölümünü birazdan izleyeceğim A To Z'ye. Normalde başrol erkeğin yakışıklılığı yüzünden başlarım böyle komedi dizilerine ama malum ünlü annemiz Cristin Milioti'yi gördü gözlerim Ben Feldman'dan önce. Cristin'ın yine böyle Ted benzeri talihe, kadere, hayatının aşkına inanan bir erkekle olması... ımm.. yorum yok diyelim. yorum yapacağım tek konu kadının şansı. Dizi icabı biliyorum ama iki dizidir hayalimdeki erkekle beraber oluyor. Hiç hoş değil.
İşte Ben Feldman online dating firmasında çalışıyor Cristin ise avukat. Karşılıklı binalardalar olmaları bana paperman  kısa filmini hatırlattı. Öyle işte.
Ya bir de söylemeden geçemicem ben ikisini çok yakıştırıyorum.





Böyle uzun zaman alacak diziler için vaktim yok ama ekim romantikliğine katılmak istiyorum derseniz yine bu akşam kesinlikle izleme planı yaptığım ve uzuuuun zmanadır isteiğim bir filmi önerebilirim. Bu dizilerin tadını alacağınıza eminim. Begin Again.
izlemediğim için size 3 kişi saysam yeter sanırım. Mark Ruffalo, Keira Knightley  ve Adam Levine. Ayırca bolca güzel müzik olacak. Sanırım. Yani trailer çok güzeldi.

2 yorum:

  1. manhattan love story'i senden duyar duymaz başladııım süper:))
    Begin Again'i sevdim ya ben; Once'ın yönetmeninden yine aynı tarzda bir film. (Mark Ruffalo'yu da pek bi severim o ayrı:))
    -bunlarda benden ufak yorumlar-
    bu arada 50bin tıkı kutlarım! şşt..

    YanıtlaSil
  2. Merhaba ,
    Blogunuz , özellikle de şablonunuz çokk güzel :) Sizi hemen takibe aldım.. Benim bloğuma da beklerim . Sevgilerimle ..
    grilady.blogspot.com

    YanıtlaSil