29 Eylül 2013 Pazar

Odanızı neşelendirmek için bir öneri #diy

Merhabalaar! Bol fotoğraflı yazılar yazmaya başladım evet. Umarım sıkılmadınız. ( Burada yeni fotoğraf makinesi almış Summer içinde kalmış tüm fotoğraflı postları yapmaya başlayacağını söylemeye çalışıyor.)

Gördüğünüz fotoğraflar odamda boş bulduğum duvara bir şeyler yapma çalışmamın ilki. Daha bir sürü var ama bunu ilk yaptım. 

nasıl yaptın sorusunu soracak olursanız şöyle..
Kapının en üstü hizasında 4 tane çivi çakıp uçlarına birer ip astım. İpin dikkat çekmesi için kalın bir ip seçtim. Sonra da tüm kartlarımı,yazılarımı arkadan ipe bantladım ve ta ta!

Fotoğraf gibi görünüyor ama onlar benim kartpostallarım. Postcrossing ile dünyanın dört bir yanından bana gelen onlarca kartpostaldan en sevdiklerim. Kartpostallarım öylece kutuda çürüyordu görüp görüp mutlu olacağım bir şey yapmak istedim ve ortaya bu çıktı. 
Dört ipe de kartpostal yerleştirecektim ki baktım çok kalabalık görünüyor ortadaki iki ipe en sevdiğim kitap sözlerini yazdım. Sonra baktım böylede ortada iki ip çok renksiz oldu o ingilizce renkli kartları boyadım. ''If not now then when?'' ''Dare to dream'' gibi laflar..

*En solda balıklı kartpostalı Cessie'nin çok sevdiğini bir postundan hatırlıyorum.
*Onun altındaki Side kartpostalını tatilden kendi evime atmıştım! Eve geldiğimde kartpostal kutuda bekliyordu beni. Çok sevinmiştim.
*Sonraaaa o en sağdaki kedili kartpostal var ya? hıh işte o benim en en en ilk kartpostalım.
*Ve en sağın altlarında bir köprü kartpostalı var ya. Bilin bakalım o kimden? Ehehe Luna'dan tabi kiiiii! Londra'dan gelen ilk ve en özel en güzel kartpostalım. 

Umarım beğenirsiniz ve size de odanıza değişik bir şeyler yapmak için fikir verir.
yaptığım bir kaç şey daha var odamda sırayla onları da anlatacağım.
kendinize iyi bakın!
until next time!





                                                      


                             





veee kapanışı en özel kartımla yapıyoruummm!!



26 Eylül 2013 Perşembe

Fotoğraflı Günlük vol*1

Böyle günün içinden birkaç fotoğrafla fotoğraflı günlükler yapacağım artık. Devamı geleceği için vol.1 dedim. bakalım düşündüğüm kadar güzel olacak mı. Günlük dedim ama günlük değil yanlış anlamayın. Yani bir gün değil. Öyle bir haftalık falan bende olup biten şeyler, genelde de twitter'da paylaştıklarım olacak gibi. Hadi başlayalım..


                                En yakın arkadaşımla koca bir yaz mesajlaşmalar dışında görüşememenin ardından uğursuzluğu bozup bir haftada 3 kere dışarı çıktık. İki miydi yoksa? Amaan işte cılkını çıkardık oturup birer çay içmenin. Ve bu beni çoook mutlu etti! Yazları sevmeme nedenime bir tane daha eklendi. En yakın arkadaşlarınla bile arana çok fazla şey girebiliyor. 
                                Fotoğrafta beni kafede bir başıma bırakıp sigara almaya gittiğinde sıkılmam sonucu ortaya çıktı. Dakika tut iki dakika sonra buradayım dedi. Tam ben fotoğrafı çekiyordum arkamda belirdi. Ben koşmuş baya diye düşünürken meğer karşıdaki büfeye gitmiş.
                                Bir tabak nugget patates kızartması falan yedim. Yedik daha doğrusu. Ben her şeyi parça parça dilimledim soslara batıra batıra elimizle ikinci bir çatal servisi istemeden yedik. Yemeklerimi paylaşabildiğim arkadaşlarım benim için daha özel. Karşımda soğuk biri olsa nezaketen bir iki patates alıp yiyemediğim her şeyin (yani tabağın yarısının) çöpe gitmesine izin verirdi.
                                Bazıları bırak garson yapsın diyor ama ben bitince önümdekileri toplamadan rahat edemiyorum ne yapayım yani.
                               Sigara almaya giderken telefonunu cebine atıyordu o an içimden ''Sanki karıştıracağım! Zaten hakkında bilmediğim bir şey yok ki!'' dedim bunu yüzümden mi anladı noldu bilmiyorum bana bakıp masaya geri bıraktı. En başta almaya çalışmasa daha mutlu olurdum ama erkek işte jeton sonradan düşüyor.

***

Geçen gün oyuncak kutumu karıştırırken bu bıcırları buldum ve ''Neden o dolapta çürüyorsunuz siz!'' diyerek aynamın üstüne dizdim hepsini. Çok şeker oldular!

***

Çok sevgili ananem minik bir ameliyat geçirdiği için yaklaşık bir aydır bizde kalıyordu. Harcamam yok nasıl olsa burada diye bize yüksek miktarda harçlıklar vermesi dışında anneme para vermiş ve şu kızın istediği etamin şeylerini buradan al demiş! Yerim yaa! Tabi bırak kitap ayraçlarını yastık kılıflarını, doğru düzgün bi seccade falan yap diyor ama bu renkli kumaşlarla ilgili çok güzle planlarım vaar! hehe

***

                Bu arada geçenlerde ders çalışırken canım sıkıldı daha önce internette gördüğüm minik bir şeyi yapmaya karar verdim. Kafa dağıtmak için aşağı yukarı yarım saatimi falan aldı. Bazen dizi, film, müzik değilde böyle uğraşlar daha iyi geliyor. Hem masadan kalkmıyorsun böylece derse geri oturması da daha zor olmuyor.
               Burada gördüğünüz tavşan desenli minik bir not defteri. Minik hatırlatma şeylerini için, birinin önerdiği şarkıyı filmi not etmelik veya dershane ile ilgili hatırlamam gereken tarihleri yazmak için dershaneye çantamda taşıyabilirim diye düşünüyorum. Çok şeker oldu!

Benden bu kadar. Kendinize iyi bakın.
Until next time!

10 Eylül 2013 Salı

etamin maceram (elimde kaldığı kadarıyla)

etamin işliyoruuum! Fotoğraflarda da gördüğünüz üzere... Aslında bunlar elimde kalanlar. Çünkü çok fazla yaptım bugs bunny'den Steve'ye, Fırat'tan snoppy'ye Tardis'e kadar...  O kadar çok figür işlerim ama hepsi şuan çok sevdiğim arkadaşlarımın kitaplarının aralarını süslüyor. Kendime yapacağım zaman hiç heves edemedim. Kitap ayracı olarak kullanmayacağımı bildiğim için. Orada burada süründüremeyecek kadar çok seviyorum hepsini ehe. O kadar uğraşıyorum sonra kullanmaya kıyamayıp kutuda saklıyorum. Kendime yapmaya hiç niyetlenmedim, bu yüzden elimde kalanlar yazıyor başlıkta. Altta gördükleriniz beğenmediğim için arkadaşlarıma vermediklerim. Onlardan da yaptıklarımın fotoğraflarını isteyeceğim ama aklıma koydum. Şimdilik bunlar var elimde. Ben de sizlere bir haber vereyim dedim ehe

kitap ayraçlarından bıktım şimdi çok çok daha güzel ve yastık kılıfı olabilecek bir şey işliyorum. Beatles ile alakalı ve çok daha büyük ve hoş bir şey. Yüzlerce etamin örneği fotoğrafı ile doldu bilgisayarım! Hangisini yapsam diye beğenemediğim için başlayamadım bir türlü. neyse bakalım siz bunlara ne diyeceksiniiizzz!

İlk fotoğraf en ilk en en ilk yaptığım ayraç. Biraz facia..


ikincisinde figür işlemeye başladım ama boyutu ayarlayamadım.
O yüzden elimde tutuyorum.


Bu tamamen kopya. İnternette gördüğüm ayracın aynısı düğmelerine kadar..
ama kendime sakladığım en şeker etamin bu


bunu işlemekten de gına geldi. Çarpı işareti ile yapmıyordum ben işleri. İlk kez yüzlerce çarpı yaptım ama gına geldi! Kaset olması gerekiyordu ama benzemeyince hevesimde kaçtı. O yüzden ne zaman biter bilemiyorum ehe



1 Eylül 2013 Pazar

Merhabalar

Şahsen artık okunmayı önemsemiyorum. Ops! Durun durun siz bloggerlar tarafından değil elbet! Hani gerçek hayatımdan insanların blogu bulmasından korkmuyorum diyecektim. Korkmuyorumda.. Bu yüzden bir çeşit düzenleme yaptım..

İkinci blogum bildiğiniz ya da bilmediğiniz gibi burası.. Artık burada müziklerimi paylaşacağım. Temasını, başlığını, stilini değiştirdim yüzüne bakılır bir hale getirdim de denebilir. ehe Çok bakımsız kalmış üvey evlat gibisadfg

Tumblr ise burası.. Tumblr insanı değilim pek ben. Orası kafa dağıtmak için arada girdiğim bir yer hani likeları, takipçiyi, oradaki muhabbetleri önemsemiyorum.

Twitter ise burası.. Zaten beni twitter'da var eden de hep blogger arkadaşlarım. İnanın öyle. Benim gerçek hayattan 3 arkadaşım var orada, gerisi tamamen bloggerlar. Takip ettiklerim de genelde bloggerlar. Bende düşündüm madem blogger arkadaşlarımla takılıyorum orada neden tüm url'leri düzenlemiyorum. Artık tüm url'ler aynı..

kardeşimle su altı çalışması. Nefesi tutmayı akıl edemiyoruz :(
tüm bunların yanında kendimden bahsetmeyi özledim burada. Yok dizi, yok tatil, yok üniversite sınavı bende ne var ne yok anlattım mı? Anlatmadım. Belki de şu sıra kendimi çok fazla anlatmadığım için bende bu ''Amaaaann kim okursa okusun blogu'' havası var. Her neyse

Matematik dersim başladı. Ufaktan test çözüyorum. Dershane ekim'de başlıyor. Kapı komşumla 6 senedir aynı sınıfdaydık, okul bitti dershanelerde aynı.. Beni kapıda beklemekten kurtulamadı.

Ders, test falan bir kenara bırakacak olursak ananem kalp ameliyatı oldu. Böyle söyleyince çok büyük olay gibi oldu ama ananem sapasağlam maşallah. Bizde kalıyor. Bizde kalınca tüm geçmiş olsun ziyaretçileri de bize toplaşıyor. Ev kalabalık. Matematik ödevimi bile bitiremedim bir haftadır. Allahtan matematik hocam tatile gittiasdfg

bir yandan yazı yazıp diğer yandan beş dakikada bir misafire çay servisi yapmak, ananem mutfağı dağınık sevmiyo diye toplamaya girişmemesi için benim en önden tüm işleri halletmem gerekiyor. Yazıyı yazmaya öğlen birde başladım saat beş oldu şuraya anca gelebildim düşünün. Zaten annemde sabah İstanbul'a gitti kardeşimle yok yarın akşama kadar. Bi de velet (kardeşim) akşam beşiktaş maçına gidecek iyi mi? Gitmişken olabilir diyo. Bak hele. Tüm evin işi bende iki gün. Yandık.

Biraz fazla hamarat gösterdim kendimi ama inanın ben canı toplamak istemediği zaman odası savaş alanı halindeyken haftalarca yaşayabilen bir canlıyımasdgfsd. Hep böyle değilim yani. Mecburiyetten.

Yahu şu arkadaşlarımın bir sosyal medyaya girince isim soyad ile arkadaşlarını araması ve beni eklemesine sinir oluyorum. Google + bunlardan biri. Hayır hayrı mı kaldı oranın? Sanki orada çevrene ekleyince bir şey olacak. İstemiyorum yahu! Benimle tek iletişimi kantinde selamlaşmak olan(lise de bitti artık) arkadaşlarımın beni orda burda ekleyip fotoğraflarını beğendirmelerini istemiyorum! Çok mu ayıp ediyorum?

Blog okumak iyi geldi bugün baya da yorum yaptım. Özlemişim.

Allahını seven bana Amerika'dan bir Smashbook defteri ile birkaç set getirsin. Nolur ya! Yok işte Türkiye'de.. Scrapbook adı altında birkaç şey buldum ama ben bunu istiyorum! :( Hadi dedim yok bulamayacağım bunları çakmasını ben yapayım. Bu kadar olmasa da olur. Yok arkadaş uygun bir çizgisiz, güzel, kalın yapraklı bir defter bulamadım! Kırtasiyelerin altını üstüne getirmeme rağmen.

Acaba annem istanbul'dayken bi Diana F+ alıp gelir mi ki? Amaann istenmez ki şimdi o da. Annem hastanede teyzeme yardımcı olmak için gitti. Neyse bi şansımı denerim bir daha ki arayışımda.

Alaaahh! ananem mutfağa girdi benim gitmem lazım arkadaşlar. Uzun zaman sonra sonuna kadar okuduysanız teşekkürler valla. Kendinize iyi bakın. Artık şarkı vermiyorum. Şarkılar için diğer bloga alayım sizi.

until next time!