27 Ocak 2013 Pazar

Artık..

Artık buraya kendim dışında başka insanlar hakkında yazmadığımı fark ettim. Ne sınıfımda gıcık olduğum kız, ne değerini yitirmiş eski dostluğum, ne en yakınlarımla olan mutlu günlerim..
Ve ben bu gidişattan memnunum.

Başkaları hakkında iyi kötü-çoğunlukla kötü- hissettiklerimi yazmamayı iki talihsiz 'arkadaş blog bulma olayı' sonrası anca akıl edebildim..
Günlük yazmayı -yüzde yüz doğrularla- sayısız 'annenin günlük bulması krizi''nden sonra bırakabildim..

Buraya başkaları hakkında yazmamak nihayet başkalarını benim hakkında ne düşündüğünü önemsememeye başlıyorum anlamına gelebilir mi? Eğer öyleyse çok sevinirim. Hep kurtulmak istemişimdir çünkü bundan.

Her şey yolunda.. Yavaş yavaş insanları takmamaya çalışıyorum. Elbet birden yok olmadı ama o düşünme anı geldiğinde kendime hep soruyorum..
''lise bittikten sonra bu insanları bir daha görecek misin?''
''veya şuna gerçekten içten bir şekilde cevapla Summer.. Böyle kişiliksiz bir insanın senin hakkında ne düşündüğü senin için ne kadar önemli?''

Allah aşkına ne önemi var?

Neyse ben hala çalışıyorum üzerinde ama başardığım gün hayatımda dönüm noktası olacaktır eminim..

17 Ocak 2013 Perşembe

Sevdiğim müziklerin bir adı yok..

Sevdiğim müziklerin bir adı yok, alelade bir iki kelimeden oluşmuyor yani. Pop, rock gibi..
Ben youtube'da bulurum müziklerimi.. Çünkü bazı insanlar var sadece fark edilmeyi bekliyor. İşte ben onları seviyorum.. Fark edilmeyi beklerken sadece içinden gelen müziği yapan asıl bestekarları.. Albümünü yapacak şirketin ileri sürdüğü şartlara sığmış, satılmaz korkusuyla orjinallikten çıkmış müzikler değil çünkü onlar..