22 Kasım 2012 Perşembe

Bugün, kayıp eldivenlerin teklerini anma ve arama günü..

Yani günüymüş..
Olmayan kelimeler ajandam öyle söylüyor. Tabi kış tam anlamıyla gelmesi gereken zamanda gelseydi daha anlamlı olabilirdi. Zira değil eldiven ben daha kalın atkılarıma bile gecemedim hala şal..

Bu ajandayı sene başında bana hediye etmişlerdi şimdi aralık ayı geliyor! Ahh ahh zaman ne çabuk geciyor. Ajandamın sayfalarını doldurmaya hem yetişemediğim hem kıyamadığım için kullanmıyordum ama böyle özel günleri de kaçırmıyorum ehehe

Bu kadardı söyleyeceklerim
Ne tatlı değil mi ama kayıp eldivenlerin teklerini anma ve arama günü :)

20 Kasım 2012 Salı

saç'maladım ve gittim..


hayatımın en hızlı blog yazısını yazmaya karar verdim. zira çevremde değişiklikler aramaktan bıktım diyebilirim. Hayır değişiklik yok, monotonluktan bıktım ama değişiklik katmaya çalışmaktan da bıktım.

fotoğrafta gördüğünüz keep calm and make tea benim sloganım oldu! canım mı sıkıldı? çay yapıp tes çözüyorum. canım atıştıracak bir şey mi istiyor? petibör bisküvi ile çay yapıyorum falan.. çay kahve bir sınav öğrencisini en yakınıdır nede olsa!

ımm ne diyordum? hıh! değişklik.
misal beş yeni film edindim cuma günü. çarşamba oldu birini bile izleyemedim. Hayır çabalıyorum şu testlerin arasına bir aktivite katayım, yemek yerken bir şeyler izleyeyim, evde boş boş vakit geçireyim, bloglar okuyayım falan.. ama yok! yok arkadaş! boş kalabildiğim her anı uyumakla değerlendiriyorum. yorgunluk diz boyu. üniversite için umutlar desen yerlerde sürünüyor.. çalışırken hala daha yapamayacağım kıvamındayım. neden bilmiyorum. daha konularımız bitmedi ondan belki de tüm bu güvensizlik.
neyse oralara girmek istemiyorum. çıkamam yoksa. sınava hazırlanıyorum işte kısaca. en kısa haliyle..

mesela... ımm hiç durmamaya çalışıyorum ya konu gelmiyor..
hıh! saçlarımdan nefret ediyorum. Geri zekalı kuaför yıllık fotoğrafı çekimi için saçımı yaptırmaya gittiğimde kıvırcık saç durmaz, kat verelim dedi. Öyle abzurt bir kat vermişki saçlarıma yüzüme hiç gitmedi. saçımı serbest bırakamıyorum artık. hep bir jöleler, tokalar, atraksiyonlar gerektiriyor.  ne güzel omuzlarımda küttü benim saçlarım. şimdi aşırı derecede kat var. off offf!!
ÇOK SİNİRLİYİM!

neyse..mezuniyet fotoğraflarım çok güzel hiç değilse. o mutlu ediyor beni. şuan tek büyük isteğim, üniversitenin de üstünde bir an önce saçlarımın uzamasııı! :(
saçlarımın şöyle yandaki fotoğraf olacağını hayal etmiştim. bu modeli istiyordum. yine jöleleyince bir derece buna benziyor ama yine de çok kötüüü!

böyle işte..
saç'maladım ve gidiyorum.
uzun bir banyo ve test çözümü sonrası yatacağım.
umarım iyisinizdir.

notnotnotnotnot..: şunu söylemeden geçemeyeceğim ki telefonumdan blog okuyorum yorum yapamıyorum fazla ama okuyorum. Erdi, Vişnem, Mia'm, melodram,  spot ışığını arayan kız, cessie'm, mori'm, Leah, Luna ve daha bir sürüsü... hepiniz telefonumun yer imlerinde birer birer varsınız. Bu sevmediğim sınfımda tenefüslerdeki tek eğlencemsiniz! İyi ki varsınız! :)


16 Kasım 2012 Cuma

Keşke bana yazılsaydı dediğim satırlar var..

Ve en çok acıtanı da onlar.

Hiç ummadığım birinin kağıtla kalemle aslında yazmakla ilgisi olduğunu öğrendim bu hafta. Belki birini düşünerek, belki gelecekteki sevgilisine ithafen yazdığı satırları okudum. Beni kendine tekrar hayran bıraktı..

Aşk da olabilirdi aslında bu. Ama olmaması gerektiği için söylemiyorum.
Şimdilik sadece yeni fark ettiğim ince ruhuyla beni şaşırtan, favori film dizi müziklerimizle imkan olsa saatlerce konuşabileceğimize emin olduğum, o tatlı insan olarak kalsın çevremde..
Belki bir gün..
Kim bilir..

2 Kasım 2012 Cuma

Tanıdığım bazı erkeklerin yalnız olmasına o kadar şaşırıyorum ki..

Anlam veremiyorum..

sonra bir bakıyorum onlar da öylesine ilişkiler aramayan, göstemelikten nefret eden, gerçekten aşık olmayı bekleyen ne bileyim bir şeyleri gerçekten yaşamak isteyen insanlarmış. Ah bir de birbirimizi bulsak..