25 Eylül 2012 Salı

....

İki akşamdır kalemim durmuyor. Bir şeylerin özlemi mi bu, yoksa salt yazma isteğimi çözemedim. Sevinsem mi, üzülsem mi onu hiç bilemedim..
Ben sevineyim diyorum. Uzun süre nadasa yatmış gibi hissediyorum kendimi. Yazabilmek adına bu kadar konuştuktan sonra güzel hissettiriyor.
Ya da koyu kahvelerin verdiği uykusuzluk sayesinde sessizlik ile yeniden tanıştım. Bu saatler diğer odalar uyku, boşluk ile dolu ama benim odam dalıp gidilmiş hayaller sayesinde rengarenk.
Her neyse güzel şeyler bunlar.
Devamı gelsin diye kendime iyi dilekte bulunmak amaçlı yazdım ve bende uyuyorum.
İyi geceler herkese

23 Eylül 2012 Pazar

şu sıra*5


yazdıklarının sevilmesi çok güzle bir duygu.
en duygusuz insanda bile, belli etmese de bir şeyler uyandırdığını bilmek olağanüstü bir duygu.

size yazdıklarımı neden paylaşmıyorum bilmiyorum...
kıskanıyor muyum?.. hayır
beğenmezseniz diye korkuyor muyum?.. biraz
güvensizlik?.. evet

kendimi hiçbir zaman ''yazar'' olarak nitlelendirmedim. yapamadım işte. güvenmedim kendime o kadar.
samimi bir dille günlük paylaşımlar daha çekici geldi.
çok sosyal bir hayatım olmadığı için, aşırı duygu değişimleri yaşamıyorum. yaşamayınca da yazamıyorum..
işte buldum! yazdıklarımın tükenmesinden korkmuşum ben hep.
defterden alıp buraya yazsam bir süre sonra defter tükenir de kendimi yazamıyormuş gibi hissederim diye defterden kopyalanmıyor buraya o tür yazılar.

elbet kelimeler de biter.
elbet duygular tanıdıklaşır.
elbet yadırganmaz artık karşındaki insanın hareketleri. çünkü öyle bir insandır o..

yeni bir koku girene kadar hayatına yazı yazamaz insan bazen.
özlenecek biri olmaması kötü müdür?
bence kötü.
onunla birlikte bir gelecek için hayal kuramadığın bir dost ya da sevgili olmaması?
tabi ki olabilecek en kötü şey

şu sıra çok arkadaşım var ama dostum yok.
şu sıra etrafım çok kalabalık, ama çok yalnızım..
şu sıra düşünmeme gereken tek şeyin ders olduğunu bile bile, kelimeler ağır basıyor

belki de o kadar zor durumda değilim.
yazmak açısından yani..
isteyince geliyor kelimeler..
yeter ki çağrılsın.

16 Eylül 2012 Pazar

Banyomu yaptım, saçlarım taradım, formamı dolabın en köşe dip bucak yerinden çıkarıp ütülettim..

bu da kendime yarın için notum. Cem Arian'ın yeni albümü geliyor!
Ve yarına hazırım!

Pazar günü banyo yapmak benim hep vazgeçilmezlmdi ama okulun ilk günü öncesinde yapmak da daha bir nostaljik. Şaka maka yaz bitti, şaka maka okul bitiyor Son senemdeyim arkadaşlar!

Yarın ilk gün. Sabahın 8inde giden bi 9. Sınıf değilim artık. Yada eşit ağırlık seçtiğim için sınıfta kimler varmış diye erkenden yola koyulmama gerekde yok. Yada sınıf arkadaşlarımı özledim diye koşa koşa giden 11. Sınıf da değilim. Gayette bir an önce başlasın da bitsin kafasıyla giden, bıkkın bir son sınıfım. Hem sınıfım hem de okul için hiçbir heyecan yok. Sadece 3ayın ardından üzüntü, burukluk, şaşkınlık...

Amaan bu kadar depresif bir ruh halimde yok aslında ama.. Öyle işte.

Bilmiyorsunuz siz. Hastaydım ben iki gündür. Dershaneye bile gidemedim. Aslında zorlasam giderdim ama dinlenmem gerek okulun ilk günü hasta hasta, yorgun argın dolanmayayım ortalıkta dedim kendimi yatağıma kapattım iki gündür. Bir mide bulantısı, bir baş ağrısı. Sonsuz burun akması derken annem olaya el attı ve o bitkisel karışımları ile beni ayağa dikti. Eğer otlardan zehirlenmezsem yarına sağlam çıkarım buna inanıyorum.

Okulun ilk günü öyle durgun durgun durmak olmazdı şimdi ama haksız mıyım?

O deği de kendimi bildim bileli yaklaşık 6senedir okulun ilk günlerine komşum ve sınıf arkadaşımla giderdim ama bu sefer değişti olay. Bir daha da olamayacak bir şey bu. Böyle düşününce de kalkıp ona mesaj atasım, onunla bitirmek isteyesim var bu lise hayatını. Çünkü orta okul da öyle bitmişti..

Sıkıntıdan bu akşam Krem dizisini izlettim evdekilere. Aslında sevmem ama zorla açtırdım daa kendime niye bu işkenceyi yaptım onıda bilmiyorum elbet.

Bakalım kısa saçlarıma yarın ne yorumlar gelecek? Aha yarın için heyecanlanmamı gerektiren bir konu..

Çok mu alakasız konuşuyorum bu gece? Cümlelerim bi uyumsuz geldi bana..
Çevresine ne kadar umursamaz görünse de aklı, kalbi, odası karman çorman Summer'ın okulun ilk günü temalı yazısını okudunuz, umarım sıkılmadınız..

Sevgiler

11 Eylül 2012 Salı

ve saçlar kısalır!





Evveeet!
Summer'ınız haftalardır hatta aylardır saçımı kısaltmak istiyorum modunda dolanmıştı belki bilirsiniz ( her postta bahsederdim bir ara en çok da Mori'm bilir ehe )

İşte kısalttım aklımda olan daha kısaydı belki bir kaç parmak daha omuzlarda bitebilirdi ama içim bu kadarına el verdi. Ahh ahh

Saçlarını kestirmek için cesaret toplamam saçlarımın uzunluğu ile ters doğrultudaydı. O uzun saçlar ama minicik bir cesaret.

we bought a zoo filminde derdi tek gereken 10 saniyelik deli cesreti.. Gerisi sonradan gelir diye. Kuaföre girerken aklımda bu söz vardı, dilimde ise yine bu söz.. Kendi kendime 10 saniye sadece 10 saniye summer! diyip durdum ehe

Neyse işte! Buda bitti!
Bu kış beni çok rahat kullanımlık saçlar bekliyor!

9 Eylül 2012 Pazar

Merhaba!

  Merhaba salı sendromu!

Dershanemin sadece pazartesileri tatil olmasından dolayı artık benim için sadece salı sendromu var. Gerçi pazartesi günü de tatilde miyim, yoksa dershaneyi eve mi taşıdım belli değil. Yine saat 7de de olmasa erkenden kalkıp kahvaltıydı mahvaltıydı derken derse oturuyorum. Televizyonu açarsam mutlaka izleyecek bir şeyler bulurum diye hiç salona falan kaymıyorum.

Kısaca evdeki hayatım atıştırmalıklar hazırlamak için mutfak ve odam arasında geçiyor.


Merhaba almam gereken test kitapları! Dershaneye o kadar para ödememize rağmen dershane kaynaklarım o kadar yetersiz ki! Her dersden birer soru bankası, birer konu anlatımı verdiler oldu bitti. Nasıl sinirliyim anlatamam. Gerçi sırf matematik hocaları çok iyi diye yerel küçük bir dershaneye gidersen sonuçlarına katlanmalısın Summer. Ahh ahh

Merhaba yazmayı unuttuğum tonlarca konu...
Ayy tıkandım resmen aklıma gelmiyor iyi mi....


aa Merhaba dershanede ilk aşkıma, eski sevgilime benzeyen çocuk. Aşırı derece benzeyen çocuk. Anladık yakın arkadaşın bizim sınıfta ama ikide bir gelip gitme. Hiç iyi anıların yok bende..



Merhaba sıra arkadaşım. Tüm soruları ışık hızında çözüyorsun ve birden ben daha testin yarısında iken kalemini masaya koyup bekilyorsun ya beni nasıl ezik hissettiriyorsun anlatamam. Tamam dershanedeki herkes senin ankara hukuk'u kazanacağını ve mükemmel bir puan alacağını biliyor ama bu kadar da gösteriş yapma ya. Ayy her ne kadar sinir olsamda beni gaza getiriyorsun. O konuda sağol yani ehe



Merhaba sabahın köründe dershaneye gittiğim için bana acıyan ailem. Ben sınava hazıralanıyorum diye bana her konuda rahatlık sağlamaya çalışıyorsunuz. Bunu biliyorum. Ve umarım tüm bu fedakarlıklalıklarınızın karşılğının sene sonunda verebilirim.

Merhaba kalemkutumdaki "sen gülerken çok güzelsin" broşu. Her baktığmda beni mutlu ediyorsun. Vişne çürüğümü hatırlatıyorsun.

Merhaba blogger alemi!
Merhaba dünya!
Merhaba televole! Ehe ne tatlı bir yazı oldu bu


5 Eylül 2012 Çarşamba

Summer mutfakta!

Fotoğrafda gördüğünüz spagetti benim eserim. Her zaman eğer evde tek isem uzun uzadıya mükemmel bir tabak hazırlarım ama bu sefer aştım kendimi bence. Bakın sizde deneyin diye neler kattığımı yazacağım. Aşağıda yazanları aynen yapın sonra da sanki ben siz hazırlamışım gibi beni anarak yiyin. Ama iyi anın lütfen. Beğenip beğenmediğinizi anlarım eğer sağ kulağım çınlıyorsa iyi, sol ise kötüdür. Aman ha! Ehehehe

Ben öncelikle 3 tane biberi sonrada bolca maydanozu yıkayıp küçün küçük doğradım. Sonra buz dolabından pul biber, domates ve yoğurdu çıkardım. Daha önceden pişmiş klasik domates soslu spagettimi genişçe bir tabağa koydum. Üzerine 3-4 kaşık yoğurdu koyup karıştırdım. Sonra doğradığım biber ve maydanozları kattım. Dereotu sevenler dere otu da katabilir. Roka da... Sonra sıra baharatlara geldi. Pul biber, nane ve tuz yeterli. Belki garip gelecek ama spagettiye katmadan önceki yeşilliğe veya en son dokunuş olarak spagettiye limon sıkabilirsiniz. Çok değil sonuçta. Damla damla sadece ekşilik için.

Size afiyet olsun zira ben kelimenin tam anlamıyla şiştim ehe sonra summer neden göbekli.. İşte bu yüzden! :( eheheh

Yapacaklar olursa umarım beğenirler.

Aklıma Nil'in sana kek yaptım şarkısı geldi. Bilmem dinler misiniz?
Bon apetit!